Yerli ve Milli Bir Başarı: Yıltaş Hikayesi …BoluNet
Yıltaş Mağazacılık, yerli ve milli ürünlerle Türkiye’de fark yaratıyor. Gıda ve yapı market konseptini birleştiren tek zincir olan Yıltaş, 50.000’den fazla ürünle %99 yerli sermayeyi destekliyor. İsrail’in Gazze saldırılarından önce, 2022’de başlayan bu duruş, geçici bir boykot değil, kalıcı bir irade. Yönetim Kurulu Başkanı Emre Yıldırım, halkın teveccühünden memnun. Yıltaş Vakfı ile sosyal sorumluluğu da üstlenen firma, kazancını halka döndürüyor. Bolu ve Düzce’de başlayan bu hikaye, Türkiye geneline yayılmayı hedefliyor. Yerel değerleri evrensel bir vizyonla buluşturan Yıltaş, ekonomiye katkı sunuyor.
Geçici Boykot Değil, Kalıcı Bir Duruş: Yerli ve Milli YILTAŞ
Yıltaş Mağazacılık, yapı sektöründeki köklü tecrübesini gıda alanına taşıyarak tamamen yerli ve milli ürünlerle dolu bir market konseptiyle fark yaratıyor. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sonrası boykot kararları gündeme gelmiş olsa da, Yıltaş’ın bu anlayışı çok daha önce, yaklaşık iki yıl evvel hayata geçti. Bolu ve Düzce’de faaliyet gösteren bu marketler, geçici bir tepkinin değil, kalıcı bir duruşun simgesi olarak Türk halkına hizmet sunuyor. Yıltaş Mağazacılık Yönetim Kurulu Başkanı Emre Yıldırım, bölgenin tek yerli ve milli marketinin gurur verici hikayesini paylaştı.

Yıltaş’ın Benzersiz Kimliği
Emre Yıldırım, Yıltaş’ı şu sözlerle tanımlıyor: “Yıltaş, Türkiye’de hem gıda hem de yapı market konseptini birleştiren ve sadece yerli, milli ürünler sunan tek mağaza.” Bu özgün yaklaşım, firmanın yerli üretimi destekleme misyonunu yansıtıyor. 50.000’den fazla ürün çeşidiyle, %99 yerli sermayeye dayalı seçenekler sunarak hem tüketicilere güven veriyor hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Yıldırım, “Kaliteli ve güvenilir ürünleri halkımızla buluşturmak, bizim için bir gurur kaynağı” diyor.
Yerli Ürün Fikrinin Kökeni
Yıltaş’ın yerli ve milli ürün satma fikri, geçici boykot dalgalarına tepki olarak değil, köklü bir vizyonun sonucu olarak ortaya çıktı. Emre Yıldırım, “Boykotlar genelde bir süre sonra unutuluyor, alışkanlıklar geri dönüyor. Biz ise kalıcı bir adım attık” diyerek, yabancı ürünleri tamamen dışlayan bir prensip benimsediklerini vurguluyor. Bu, sadece bir ticari strateji değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı ve kararlı bir duruş olarak şekillenmiş.
Gazze Öncesi Bir Başlangıç
Gazze’deki soykırım sonrası yerli ürünlere ilgi artsa da, Yıltaş bu yolculuğa çok daha önce, 2022’de başladı. “Gıda sektörüne girişimizle bu konsepti hayata geçirdik, ardından yapı market alanına da yaydık” diyen Yıldırım, firmanın bu anlayışı olaylardan bağımsız olarak geliştirdiğini ifade ediyor. Bu erken başlangıç, Yıltaş’ın öngörüsünü ve istikrarlı tutumunu ortaya koyuyor.
Zorluklara Rağmen Kararlılık
Yabancı ürün satmama kararının başında zorluklar yaşanmadı değil. “Bize ‘Sergileyecek ürün bulamazsınız’ ya da ‘Bu ürün olmazsa kimse gelmez’ dediler” diye anlatıyor Yıldırım. Ancak bu eleştirilere kulak asmadan, önce gıda ile başlayan konsepti yapı marketle genişlettiler. Bugün gelinen nokta, bu cesur kararın doğruluğunu kanıtlıyor; Yıltaş, halkın teveccühünü kazanmış durumda.
Halkın Sıcak Tepkisi
Müşteriler, Yıltaş’ın konseptine büyük bir memnuniyetle yaklaşıyor. “Telefonla boykot listesi kontrol etmekten kurtulduk” diyenler olduğu gibi, “Allah razı olsun” diyerek teşekkür edenler de var. Yıldırım, “Müşterilerimiz gönül rahatlığıyla alışveriş yapıyor, bu da bizi mutlu ediyor” diyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelen şube talepleri ise bu ilginin somut bir göstergesi.
Yıltaş Vakfı ile Toplumsal Dayanışma
Yıltaş, ticaretin ötesine geçerek sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ediyor. 27 Şubat 2024’te Resmî Gazete’de yayımlanan kararla kurulan Yıltaş Vakfı, sürdürülebilir kalkınma ve toplumsal dayanışmayı hedefliyor. Emre Yıldırım, “Vakfımız, yardımlaşmayı artırmak ve ekonomik, sosyal, kültürel projeler üretmek için var” diyerek amaçlarını özetliyor.
Vakfın Hizmet Ağı
Vakıf, Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı gibi kurumlarla iş birliği yaparak yardım projeleri yürütüyor. Yıldırım, “Valiliklerin sosyal yardımlaşma vakıflarıyla da çalışıyoruz” diyerek, faaliyetlerin geniş kapsamını vurguluyor. Bu iş birlikleri, vakfın etkisini artıran önemli bir unsur.
Halktan Alıp Halka Vermek
Yıltaş Vakfı’nın gelir kaynağı, bağışlar değil, Yıltaş Mağazacılık’ın kârları. “Halkımızdan kazandığımızı yine halkımız için harcıyoruz” diyen Yıldırım, bu döngünün şeffaf ve sürdürülebilir bir model olduğunu belirtiyor. Dış kaynaklara bağımlı olmadan, kendi öz sermayesiyle topluma katkı sunuyorlar.
Geleceğe Yönelik Büyük Hedefler
Yıltaş’ın gelecek planları, hem ticari hem de sosyal alanda iddialı. “Hizmet kalitemizi en üst seviyeye çıkarmak ve yerli, milli anlayışla ekonomiye katkıda bulunmak istiyoruz” diyor Yıldırım. Vakıf aracılığıyla ise eğitim, kültür ve sosyal yardım projelerini büyüterek daha fazla insana dokunmayı hedefliyorlar. Bu vizyon, Yıltaş’ı sadece bir market zinciri olmaktan öteye taşıyor.
BoluNet olarak, Yıltaş’ın yerli ve milli duruşunun Türkiye’nin geleceğine ilham vermesini diliyoruz. Bu başarı hikayesi, yerel bir girişimin evrensel bir etki yaratabileceğini kanıtlıyor.
Hashtagler: #YerliMilli #Yıltaş #TürkiyeEkonomisi #SosyalSorumluluk #BoluGururu
Benzer Haberler
PLAKA 14: Bolu’nun Yeni Haber Merkezi Mi? …BoluNet
İl bürokratları, gençlere meydana okudu: "Peki ya siz kitap okuyor musunuz?" ...BoluNet
Bayram namazına gelmeyenlere ’sulu’ şaka...BoluNet
Yıllardır süren gelenek: Bayramlarda tüm yemekler camiye getiriliyor...BoluNet
Kaçak Barakalarla Gelen Felaket: Doğa Çığlık Atıyor …BoluNet
Bolu’da tarihi camide bayramlaşma geleneği ...BoluNet
Bolu’da dolu etkili oldu, yollar beyaza büründü ...BoluNet
Yalnız yaşayan 70 yaşındaki engelli kadının sofrası şenlendi...BoluNet